Skip to content

Yazar ve işveren Esma Arslan, “Aka-Arslan Pflegedienst” isimli hastalara ve yaşlılara bakım hizmeti sunduğu firmasında bu yıl “Aşure Günü”, 14 Eylül Cumartesi günü düzenledi

Yoğun bir katılımın olduğu etkinlikte mobil bakım hizmeti sunan işletmenin müşterileri, hastalar ve yakınları, Hamburg iş ve spor dünyasından insanlar, milletvekilleri, politikacılar, Hamburg basın kuruluşlarından medya sahipleri ve gazeteciler, bir çok sivil toplum kuruluşlarının dernek başkanları ve temsilcileri, işyeri çalışanları ve semtteki komşular etkinlikte yer aldılar.

Yazın bittiğini belirtmek istercesine son defa kıyak yapan güzel, sıcak ve güneşli havada firmanın Bergedorf semtindeki bürosunda biraraya gelen davetliler, çok kültürlü, doyurucu ve verimli bir etkinliğe şahit oldular. Evsahibesi Esma Arslan her yılın sonbaharda yazın bitmesini farklı bir etkinlikle kapattıklarını, bu yıl da Muharrem ayının sonuna denk geldiği için birkaç yıl önce daha küçük çaplı benzerini yaptıklarını ama bu yıl çok daha geniş ve kapsamlı bir “Aşure Günü” etkinliğini gerçekleştirmek istemelerinden yola çıktıklarını soranlara anlattı.

Çay, kahve, içecek, börek, baklava ikramının da eksik olmadığı etkinlikte misafirler yavaş yavaş biraraya gelmeye başladılar. Evlerinden çıkamayan, bakıma muhtaç hastaların da çalışanlar tarafından özel olarak alınıp getirildiği ve etkinliğe katılmalarının sağlandığı, davetli hastaların kalabalık karşısında şaşkınlıkları ve memnuniyetleri gözden kaçmadı. 

Mustafa Mısır Dede’nin aşure kazanı başında yaptığı açılış konuşmasında Aşure’nin tarihçesini ve günümüze kadar neden sürdürüldüğü hakkında açıklamalarıyla dağıtım başladı. Şaşkınlıklarını gideremeyen Almanlar bunun ne olduğunu sorduklarında Aşure geleneğinde bir dedenin şükretmeye dayalı duası ile gülbengi ile dağıtılacak aşurenin okunması gerektiği kendilerine anlatıldı.   

Dede aşure geleneğinin köklerinin kadim zamanlara kadar uzandığını Hz. Nuh peygamber döneminde gerçekleşen tufana kadar uzandığını, ama Alevilerdeki dayanağının Kerbala’da katledilen Ehli Beyt üyelerinden bir tek o zamanlar bebek olan İmam Zeynel Abidin’in sağ kurtulmasına duyulan şükranı ifade etmesine değindi. Farklı kültürlerde farklı boyutlarda kutlamaların yapıldığını, aşureye katılan on iki farklı maddenin hem on iki imamı sembolize ettiğini, hem de insanların her birinin farklı ve birbirinden değişik olduklarını, onları bu zengin ve farklı halleriyle kabullenip benimsenmeleri gerektiğini, bunun bir zenginlik olduğunu anlattı. 

Daha sonra okunan gülbengiden sonra Esma Arslan ziyaretçilere bizzat kendisi aşure dağıttı. Soran, merak eden her Alman misafiri için bıkıp usanmadan Aşure’nin ne olduğunu, nereden geldiğini açıklayan Yazar ve İşveren “kendi kültürümüzü Alman dostlarımıza tanıtmakta geç kalmak diye bir şey yok. Yarım yüzyıldan fazladır birarada yaşıyoruz. Ancak anlatarak, göstererek, yaşayarak birbirimizi çok daha iyi anlayabilir, mevcut anlaşmazlıkların, yanlış anlaşılmaların, problemlerin üstesinden gelebiliriz” dedi. 

Katılımcılar aşurelerini bitirip koyu sohbetlere başladıklarında Esma Arslan’ın ricası üzerine topluca biraraya gelindi. Bu defa Almanca bir açıklama yapan evsahibesi Aşure’nin anlamını, önemini ve içeriğini anlatarak etkinliğin resmi yanını taçlandırdı. Beklenenin üzerinde davetlinin katıldığı “Aşure Günü” hemen her ziyaretçi tarafından yine her zamanki gibi övgü ve takdir aldı. 

AKA-ARSLAN PFLEGEDIENST’DE AŞURE GÜNÜ

Yazar ve işverenEsma Arslan, “Aka-Arslan Pflegedienst”isimli hastalara ve yaşlılara bakım hizmeti sunduğu firmasında bu yıl “Aşure Günü”, 14 Eylül Cumartesi günü düzenledi Yoğun bir katılımın olduğu etkinlikte mobil bakım hizmet...