Ertaş Akçelik futbolexpress için yazdı: Beşiktaş’ın Alanyaspor karşısında 1-0 kaybettiği maçta tartışmalı hakem ve VAR kararları gündeme damga vurdu.
Beşiktaş’ın Corendon Alanyaspor’a 1-0 mağlup olduğu karşılaşmada, sekizinci dakikada gösterilmeyen kırmızı kart ve 19. dakikada iptal edilen gol maçın önüne geçti. Tartışmanın merkezinde yalnızca iki hakem kararı değil, Türk futbolunun adalet, tutarlılık ve şeffaflık sorunu bulunuyor.

Ertaş Akçelik
Hamburg Beşiktaşlılar Birliği e.V. Başkanı
23 Ağustos 2026 gecesi Alanya Oba Stadyumu’nda oynanan karşılaşmanın resmî sonucu Corendon Alanyaspor 1, Beşiktaş 0 olarak kayıtlara geçti. Ev sahibi ekibe galibiyeti getiren golü 73. dakikada Nuno Lima attı.
Ancak bu skor, sahada yaşananların yalnızca küçük bir bölümünü anlatıyor.
Karşılaşmayı Adnan Deniz Kayatepe yönetti; VAR odasında Bülent Birincioğlu, AVAR görevinde ise Mustafa Savranlar bulunuyordu. Maçın henüz ilk 19 dakikasında verilen iki kritik karar, karşılaşmanın sportif dengesini ve skorunu doğrudan etkileyebilecek nitelikteydi.
Sekizinci dakika: VAR’ın varlık nedeni olan pozisyon
Leandro Trossard ile Fidan Aliti arasında topsuz alanda yaşanan gerginlikte Trossard’ın rakibinin formasını çektiği, ardından Aliti’nin eliyle Trossard’ın yüz ve baş bölgesine vurduğu görüldü.
Trossard’ın hareketi ayrıca değerlendirilebilir ve gerekiyorsa disiplin cezasıyla karşılık bulabilir. Ancak hiçbir tahrik ya da forma çekme, rakibin yüzüne vurmayı futbol kuralları içerisinde meşru hâle getirmez.

“IFAB Futbol Oyun Kuralları’nın 12. maddesi bu konuda son derece açıktır: Top için mücadele edilmeyen bir anda rakibinin başına veya yüzüne eliyle ya da koluyla kasıtlı biçimde vuran oyuncunun hareketi, kullanılan kuvvet önemsiz olmadığı sürece “şiddetli hareket” olarak değerlendirilir ve ihraçla cezalandırılır.
Dolayısıyla tartışılması gereken konu, Aliti’nin müdahalesinin “sert olup olmadığı” değil, bu açık görüntü karşısında VAR’ın neden devreye girmediğidir.
Orta hakemin pozisyon anında başka yöne bakıyor olması insani bir saha hatası olarak açıklanabilir. Fakat “IFAB VAR Protokolü”, gözden kaçan doğrudan kırmızı kart olaylarını ve ciddi şekilde kaçırılan ihlalleri VAR’ın müdahale alanları arasında açıkça saymaktadır.
Başka bir ifadeyle bu pozisyon, VAR teknolojisinin futbola neden getirildiğini anlatan en temel örneklerden biridir.
Yayıncı kuruluşun Trio programında pozisyonu değerlendiren Deniz Çoban, Bülent Yıldırım ve Aleks Taşçıoğlu, Aliti’nin kırmızı kartla oyun dışına gönderilmesi gerektiği konusunda birleşti. Eski hakem Fırat Aydınus da aynı görüşü kamuoyuyla paylaştı. “Eski hakemlerin ortak değerlendirmesi”, pozisyonun yalnızca Beşiktaş cephesinden yapılan duygusal bir itiraz olmadığını ortaya koyuyor.
Doğru karar verilseydi Alanyaspor, karşılaşmanın çok büyük bölümünü on kişi oynamak zorunda kalacaktı. Maçın henüz sekizinci dakikasında oluşan bu durumun oyunun taktik yapısını, psikolojik dengesini ve nihai sonucunu değiştirme ihtimali göz ardı edilemez.
- dakika: Karşılıklı mücadeleye tek taraflı ceza
Sekizinci dakikadaki kırmızı kart tartışmasının etkisi henüz geçmemişken, 19. dakikada Beşiktaş bu kez Hyeon-gyu Oh’un kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. Ancak hakem Kayatepe, pozisyon öncesinde hücum faul yapıldığı gerekçesiyle golü iptal etti.
Görüntülerde Oh ile Aliti’nin birbirlerinin formalarını tuttuğu ve karşılıklı bir fiziksel mücadele yaşandığı görülüyor. Buna rağmen hakem, karşılıklı teması yalnızca Beşiktaşlı oyuncunun ihlali olarak değerlendirdi.
Buradaki temel sorun futbolun temas içeren bir oyun olduğunun unutulmasıdır. Her forma teması faul olmadığı gibi, karşılıklı gerçekleşen bir mücadelede savunma oyuncusunun kendisini kolayca yere bırakması da otomatik olarak hücum faulü anlamına gelmemelidir.
Trio programındaki üç eski hakem de golün geçerli sayılmasının daha doğru karar olacağı görüşünü açıkladı. Deniz Çoban pozisyonda karşılıklı çekme bulunduğunu, Bülent Yıldırım ve Aleks Taşçıoğlu ise Aliti’nin kendisini kolay biçimde yere bıraktığını belirtti. “Yorumcuların ayrıntılı değerlendirmeleri”, verilen kararın futbolun doğal mücadele sınırlarıyla bağdaşmadığını gösteriyor.
Bu kararla Beşiktaş’ın nizami kabul edilmesi gereken bir golü iptal edildi. Böylece 19. dakika itibarıyla ortaya çok çarpıcı bir tablo çıktı: Alanyaspor’un on kişi, Beşiktaş’ın ise 1-0 önde olması beklenebilecekken skor 0-0 ve takımlar sahada on birer kişiydi.
Hakem kararlarının maçın gidişatına etkisini anlatmak için bundan daha açık bir tabloya ihtiyaç yoktur.
Sorun yalnızca hata değil, standart eksikliği
Karşılaşmanın ilerleyen bölümlerinde benzer fiziksel mücadelelere farklı kararlar verilmesi, hakem yönetimindeki standart sorununu daha görünür hâle getirdi.
- dakikada Alanyaspor ceza sahasında Ümit Akdağ’ın Oh’a uyguladığı benzer temasta oyun devam etti. 90+1’de Vlahović ile Ümit Akdağ arasındaki karşılıklı mücadelede de hakem devam kararı verdi. Eski hakemlerin çoğunluğu ikinci pozisyonda penaltı bulunmadığı görüşündeydi.
Buradaki itirazımız, 90+1’de Beşiktaş’a mutlaka penaltı verilmesi gerektiği değildir. Asıl soru şudur: Aynı tür karşılıklı mücadeleye 19. dakikada faul denilerek Beşiktaş’ın golü iptal ediliyorsa, diğer pozisyonlarda oyun neden devam ettirilmektedir?
Futbolcular ve kulüpler, bir hakemin bütün kararlarını beğenmek zorunda değildir. Ancak aynı maç içerisinde hangi temasın faul, hangisinin doğal mücadele kabul edildiğini anlayabilmelidir. Kuralların öngörülebilir olmadığı yerde sportif adalete duyulan güven de ortadan kalkar.
Trio yorumcuları, 66. dakikada Beşiktaş ceza sahasında Ümit Akdağ’a yönelik müdahalede Alanyaspor lehine penaltı verilmesinin daha doğru olacağını belirtmişler fakat Alanyaspor lehine kaçırılan bu karar, sekizinci dakikadaki açık kırmızı kartı veya Beşiktaş’ın iptal edilen golünü ortadan kaldırmaz. Aksine karşılaşmanın genel hakem yönetiminin kabul edilebilir seviyenin altında kaldığını gösterir.
Türk futbolunun itibarı sınırların ötesinde zarar görüyor
Beşiktaş gibi uluslararası tanınırlığa sahip bir kulübün maçında, eski Arsenal oyuncusu ve Belçika millî takım futbolcusu Leandro Trossard’ın yüzüne vurulduğu görüntülerin cezasız kalması yalnızca Türkiye’de konuşulmadı. Olay, kısa sürede “İngiliz basınına da yansıdı”.
Bu nedenle konu artık sadece Beşiktaş’ın kaybettiği üç puan değildir. Avrupa’da izlenen ve uluslararası futbolcuların mücadele ettiği Süper Lig’in güvenilirliği söz konusudur.
Hamburg’dan ve Avrupa’dan Türk futbolunu takip eden milyonlarca insan olarak bizler, Süper Lig’i yalnızca bir spor organizasyonu olarak görmüyoruz. Bu lig aynı zamanda Türkiye’nin futbol kültürünü, kurumsal kapasitesini ve adalet anlayışını dünyaya gösteren bir vitrindir.
Niyet okumak istemiyoruz. Hiçbir kulüp için ayrıcalık da talep etmiyoruz. Ancak görüntülerin, yazılı kuralların ve birbirinden bağımsız eski hakemlerin ortak kanaatinin işaret ettiği ciddi bir yönetim problemi karşısında sessiz kalınmasını da kabul edemeyiz.Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu; sekizinci dakikadaki pozisyonda VAR’ın neden hakemi inceleme ekranına çağırmadığını, 19. dakikadaki karşılıklı mücadelenin neden yalnızca Beşiktaş aleyhine yorumlandığını ve benzer temaslarda hangi standardın uygulanacağını kamuoyuna açık biçimde anlatmalıdır.
Bu saatten sonra güven eşiği sıfıra inmiştir, artık VAR konuşmaları ivedilikle yayımlanmalı, hakem değerlendirme sistemi daha şeffaf hâle getirilmeli ve aynı kuralların bütün takımlara eşit uygulanacağı konusunda somut güvence verilmelidir.
“Beşiktaş’ın resmî açıklamasında” dile getirdiği gibi talep edilen şey avantaj veya imtiyaz değildir. Talep, yalnızca adil ve eşit bir yönetimdir.
Çünkü futbol hatayı kaldırabilir; fakat farklı standartları, açıklanamayan sessizliği ve kaybolan güveni uzun süre taşıyamaz.
Alanya’da Beşiktaş yalnızca bir maç kaybetmedi. Türk futbolu da uluslararası kamuoyu önünde çok ciddi bir güven sınavı verdi. Ne yazık ki bu sınavdan başarıyla çıkılamadı.
