1915’te ne oldu..? Almanların rolü nedir..?

Ermeniler Osmanlı İmparatorluğu’nda diğer azınlıklar ve gayri müslimler gibi hoşgörü ortamında yaşamışlardır

İmparatorluğun üst kademelerinde önemli görevler almışlardır. Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme sürecinde, sanayi devrimi ile ülkelerin yöneldiği sömürgeci politikalar ve milliyetçilik akımının etkisiyle Ermeniler isyan faaliyetleri başlatmış ve bu isyanlar katliamlara dönüşmüştür. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermenilerin isyan ve katliamlarına karşı almış olduğu bölgesel güvenlik tedbirlerinin yetersiz kalmaya başlaması üzerine 1915 yılının Mayıs ayında Sevk ve İskan Kanunu çıkarılarak Ermenilerin nakledilmesi öngörülmüştür. Nakil sırasında yaşanan ve iki taraftan da can kayıplarına neden olan olaylar sebebiyle Tehcir Kanunu günümüze kadar süren tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Tehcir Kanunu Osmanlı İmparatorluğu’nun almış olduğu bir güvenlik tedbiri olmasının yanında bu tedbirin alınması sürecine etki eden en önemli unsurlardan biri de Almanya olmuştur.
Alman imparatorlarının Osmanlı’da yaşayan Ermenilere yönelik politikaları uluslararası çıkarlar çerçevesinde değişme göstermiştir. Bismarck, Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilerin bozulmaması adına Ermeniler konusunda daha ihtiyatlı bir politika izlerken, II. Wilhelm özellikle Alman rahip Lepsius’un Ermeniler lehine yazdığı kitaplardan etkilenerek Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermenilere ilişkin politikalarını eleştirmiştir.
Ancak ilişkiler I. Dünya Savaşı’na doğru yeniden rayına oturmuş, iki taraf müttefik olarak I. Dünya Savaşı’na dahil olmuştur.
I. Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı İmparatorluğu-Almanya ilişkileri zirveye çıkmıştır. Özellikle askeri ilişkiler bu dönemde ön plana çıkmış, Osmanlı ordusunun modernizasyon çalışmaları Alman askeri heyetlerine teslim edilmiştir.
Yüzbaşı Helmut Von Moltke ile başlayan bu süreç Mareşal Liman Von Sanders’e kadar gelişerek devam etmiştir.
Bu süreçte kimi Alman askerlerin Osmanlı ordusunda en yüksek rütbelere kadar çıktığı görülmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman askerlerin etkisi araştırıldığında I. Dünya Savaşı döneminin en tartışılan süreç olduğu gözükmektedir. Özellikle savaşın başlangıcından kısa bir süre sonra Ruslarla işbirliği yapmalarının engellenmesi amacıyla Ermenilerin iskan edilmesine Alman askerlerinin etkisiyle karar verildiğine ilişkin gelişmeler iskan sırasında can kaybına neden olan olaylarla ilgili olarak Almanya’nın da sorumluluğu bulunması durumunu açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle 1914-1918 yılları arasında Almanların Osmanlı ordusundaki etkisi yadsınamaz bir durumdur. Konu ile ilgili sayısız kaynak ve araştırma söz konusu iken Almanya bugün halen olaylar hakkında herhangi bir sorumluluk üstlenmemekte ve kendisini bu olayların dışında tutmaya çalış- maktadır. I. Dünya Savaşı sırasında Almanya, müttefiki Osmanlı’nın desteğini kaybetmemek için Ermeni iskanı kararını desteklerken, savaş sonrasında özellikle İtilaf Devletleri’nin kendisini suçlaması üzerine Lepsius, Hoffman ve Gust gibi konuyla ilgilenen yazarlarla kendisini aklamaya çalışmıştır. Eğer Almanya, Ermeniler ile Türkler arasında konu ile ilgili bir uzlaşı yaratmak istiyorsa Lepsisus kadar Türk bilim insanlarının eserlerini de dikkate almalıdır.