HAYATIMIZI FELÇ EDEN KORONAVİRUS

Ali Akdemir’in özel yazısı:

Aslında bu köşeden sizlere Hamburg Eyalet Meclisi seçim sonuçları ile ilgili bir yazımla seslenmek istiyordum.  Gündem o günden,  bu yana o kadar hızla değiştiki. Bu yüzden köşe yazımın konusu birden, yaşamımızın ortasına bir korku filmi gibi giren, Koronavirüsü meselesi oldu.

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyaya kısa sürede yayılan koronavirüs  salgınıyla ilgili bugün,  Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel ulusa sesleniş konuşmaları yaptılar.

Her ikisininde yaptıkları konuşmada ortak noktaları,  yaşanan krizin  ciddiyeti idi. Her iki liderde, durumun ciddiyetine dikkat çekerek, halktan bu konuda alınan önlemlere destek verme çağrısında bulundu.

YENİ SOSYAL FOBİ KORONAYA

Kimisi Koronoya karşı önlem olarak, kapitalizmle mücadele çağrısı yaparken, bazıları ise kendisini her şeyden izole ederek bireysel kurtuluş teorileri üretiyor. Bazı vatandaşlar ise, her şeyin abartılı olduğunu iddia ederek, üç maymunu oynamaya devam ediyor. Birde tüm bunlara ortada dolaşan bilgi kirliliği eklenince, ortaya tamda bir kaos ve kargaşa çıkıyor.

Olağanüstü önlemler alınıyor, sınırlar kapatılıyor, acil durum ilan ediliyor, insanlar  evlerinden çıkamıyor, işe gidemiyor, milyonlarca  çocuk okula gidemiyor. İnsanın aklı bu durumu anlamaya yetmiyor.  Hayat birden durdu sanki! Okullar, kreşler, spor salonları, AVM’ler, yüzme havuzları, sosyal tesisler, barlar, diskolar, dini ibadet yerleri, eğlence merkezleri, cafeler kapandıkça ve koronavirüs  vakaları arttıkça toplumdaki korona endişesi ve paniği gün geçtikce daha da büyüyor.

KORONAVIRÜS  PARANOYAYA DÖNÜŞÜRMÜ?

Koronavirüs korkusu ve paniği tüm dünyayı hızlı bir şekilde etkisi altına alıyor.  Koronavirüsün yarattığı psikolojik korku da etkisini arttırıyor. Küresel koronavirüs salgını bizi ölüm, sevdiklerimizi, işimizi, bizi yaşama bağlayan pek çok nedeni kaybetme endişesi ile yüz yüze getirdi. Koronavirüs salgınının insan psikolojisine etkileri kendisini toplumda hissettirmeye başladı.  Virüs salgınının yol açtığı panik ve korku her geçen gün dalga dalga yayılıyor. Ölüm ve sevdiklerimizi kaybetme korkusu yaşıyoruz.  Yaşanan bu durum paranoyaya dönüşürse eğer, insanlık zor bir sürecin içine doğru gider.

HAYAT DEVAM EDİYOR!

Hiçbirimiz tam anlamıyla  bundan sonra neler yaşanacağını bilmiyoruz. İnsanların bilinmeyenden duyduğu  korku,  yaşanan sürecin ne kadar devam edeceğinin  bilinmemesi,  kontrol edemediğimiz bir süreç yaşanıyor olması,  insanlarda panik, endişe ve korkuya yol açıyor. 

Peki, bu belirsizlik, bilinmeyenden duyulan korku ile baş etmenin bir yolu var mı?

İnsanlık olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Bilinmeyen bir durumdan duyulan korku anlaşılabilir insani bir korku. Fakat bunun paranoyaya dönüşmesine asla fırsat vermeyelim.  Panik ve Tebdir birbirinin zıttıdır. Panik bağışıklık sistemimizi zayıflatır. Kesinlikle stres ve paniğin hayatımızı etkilemesine, yön vermesine izin vermeyelim. Paniğe ve korkuya asla teslim olmayalım!

Ruh halini koronoyadan korumanın yollarını aramalıyız. Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz.   Koronavirüs alacağımız tebdirlerden ve ona karşı birlikte alınacak mücadeleden daha güçlü değildir.

MORALİ YÜKSEK TUTALIM!

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen,  hayat devam ediyor ve  dünyanın sonu gelmedi. İnsanlığa yönelik bir virüs  tehditi var.  Ama bu tehditin  bütünüyle bizim ruhumuzu, beynimizi, kalbimizi, vicdanımızı, insani değerlerimizi teslim almasına, yok etmesine asla izin vermeyelim. Duyulan korku,  panik, endişe, depresyona meyilli olanlara, üzüntüye, kedere, içi kapanan insanlara  zarar verebilir. 

HAYATI PAYLAŞMAK İÇİN ENGEL YOK

Bu günlerde evde aile bireyleriyle  zamanımızı iyi değerlendirerek geçirelim. Bir anlamda mevcut krizi fırsata dönüştürerek, zaman darlığından ve günlük koşturmacanın içersinde  ailemize, çocuklarımıza ayıramadığımız zamanı,  bu fırsatta  en iyi şekilde kullanıp değerlendirelim.

Bu yüzden, moralimizi yüksek tutup, umudu koruyup, yeşertmeliyiz.   İnsanın umutları bedeninden sonra ölmelidir.  Bir güzel geleceğe olan umut ve özlemlerimizi sürekli sıcak tutup, gözbebeğimiz gibi koruyup yaşatalım! Sevgiyi, dostluğu, paylaşımı,  hoşgörüyü inatla savunmalıyız.

Koronavirüssüz sağlık dolu güneşli günlerde buluşmak ümidiyle;

Sevgiyle, dostlukla, muhabbetle kalın….