ÖLÜMÜNÜN 38. YILINDA RAMAZAN AVCI UNUTULMADI!!!

Hamburg’da 21 Aralık 1985’de Neonazilerin saldırısında vahşice dövülen ve üç gün sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Ispartalı Ramazan Avcı (26), katledilişinin 38. yılında, 2012’den beri adını taşıyan meydanda anıldı.

Miting başlamadan önce ve sonrası Ramazan Avcı’nın anısına yapılan anıt taşın önüne, Hamburg Baskonsolosluğu,“Ramazan Avcı İnisiyatifi” (RAİ) ve Hamburg HSV Spor Kulübü adına birer çelenk bırakıldı. Ayrıca  TGH yönetim kurulu üyeleri de anıtın önüne karanfiller bıraktı.

Haber: Ali Akdemir

IRKÇILIK VE NEO NAZİLER SERT BİR DİLLE BİR KEZ DAHA KINANDI!

Anma toplantısına Hamburg Eyalet Meclisi SPD miletvekili Barış Öneş, Hamburg T.C Başkonsolosu Emine Derya Kara,“Ramazan Avcı İnisiyatifi” krucuları (RAİ) avukat Ünal ZeranGürsel Yıldırım, Kemal Doğan, TGH başkanı Murat Kaplan, TGH baskan yardımcısı Önder Zeybek, TGH yönetim kurulu üyesi Ayhan İlhan, Hamburg Sivaslılar ve Sivasspor Taraftarlar Derneği başkanı Ruhi Özer, başkan yardımcısı Salim Yıldız, Hamburg Trabzon eski dernek başkanı İlhan Yılmaz,TGH eski yöneticisi Ali Kurtuldu, Tiyatro İstasyon’dan Olgay Sadak olmak üzere az sayıda duyarlı vatandaş katıldı.

Ramazan Avcı’nın anısına düzenlenen anma toplantısında Hamburg T.C Başkonsolosu Emine Derya Kara ve “Ramazan Avcı İnisiyatifi” (RAİ) adına avukat Ünal Zeran birer konuşma yaptılar.

Avcı’nın 1985 yılında saldırıya uğradığı yerde, ve onun adının verildiği meydanda düzenlenen gösteriye katılan az sayıda Alman ve Göçmenler ırkçılığı hep birlikte kınayarak protesto ettiler.

DUYGULANDIRAN KONUŞMALAR!

Miting alanında avukat  Ünal Zeran ve  Hamburg T.C. Başkonsolosu Emine Derya Kara, tarafından günün önemi üzerine konuşmalar yapıldı. Miting’de söz alan konuşmacılar, ırkçılığı kesin bir dille lanetleyerek, herkesi ırkçılığa karşı birlikte mücadeleye etmeye çağırdılar.

MİLLETVEKİLİ BARIŞ ÖNEŞ’DEN BASIN AÇIKLAMASI

Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili Barış Öneş‘de  (SPD), konuyla ilgili  basına özetle şu açıklamayı yaptı: „Acı bir şekilde aramızdan ayrılan Ramazan Avcı’yı ve bu vesileyle ırkçı saldırılarda hayatlarını kaybeden tüm insanları saygıyla anıyor, bir daha böyle acıların yaşanmamasını temenni ediyorum.

 Sadece Almanya’nın değil dünyadaki birçok ülkenin boğazını bir urgan gibi saran ve zaman zaman nefesimizi kesen ırkçılık, toplumun tüm kesimiyle el ele vererek siyasetle, etkili yasalarla, ilimle, bilimle, kısacası var olan tüm imkanlarla topyekûn mücadele edilmesi gereken çok önemli bir sorun, bir insan düşmanlığıdır. Irkçılık, sadece belirli bir topluluğun sorunu değildir. Bu insan düşmanlığı, sadece ırkçıların hedefinde olan kişileri öldürmez, aynı zamanda toplumu da öldürücü bir şekilde zehirler, tüm uzuvlarını adeta felç eder. Almanya, tarihinden ders çıkarmış olma bilinciyle; ırkçılığa karşı projelerle, programlarla, ayrılan geniş bütçelerle ve yasalarla etkin mücadelesini sürdürmektedir.

Bugün Almanya’da meclislerde adeta at koşturan aşırı sağcı partilerin varlığı ve söylemleri de ırkçıların ekmeğine yağ sürmekte. Onların güçlerine güç katmalarına engel olabilmek ise öncelikle seçmenlerin elinde. Partilerin programlarını yakından takip ederek, insanlık düşmanı partilere ve siyasetçilere geçit vermeyerek ülkemiz Almanya’ya karşı vatandaşlık görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz.

Unutmayalım ki; meyve kasasındaki bir çürük meyve, kasadaki tüm diğer meyvelere de zarar verebilir. Irkçılığın, ayrımcılığın ve savaşların olmadığı, barış ve birlikteliğin hüküm sürdüğü bir gelecek dileğiyle ırkçılık kurbanlarını saygıyla anıyor, Ramazan Avcı’nın ailesine sabır diliyorum.

ALİ AKDEMİR YORUM

38  yıl önce Neonazilerin ırkçı saldırısıyla vahşice öldürülen Ramazan Avcı‘yı, Hristiyan inancının kutsal günlerini kutlamaya hazırlandıkları şu günlerin arefesinde, bir kez daha acıyla-özlemle hatırlayarak anıyoruz. Ölümünden kısa süre sonra doğan çocuğunu hiçbir zaman göremeyen Ramazan Avcı ve tüm ırkçılık kurbanlarını rahmetle anıyorum. Irkçılık bugün insanlığın başındaki en büyük bela ve felaketlerden birisidir. Günümüzün en tehlikeli virüsüdür. Bu virüse karşı birlikte yaşama kültürünü ve anlayışına sahip çıkarak ve savunarak ancak galip gelebiliriz.