Şaire Esma Arslan ile Röportaj

Hayvan hakları aktivisti, İşveren ve Yazar Esma Arslan aynı zamanda yeni çıkan kitabı ile şair olduğunu kanıtlıyor. Onunla yeni çıkan eserini, son Türkiye ziyaretinde gerçekleştirdiği görüşmeleri siz okurlarımız için konuştuk.

Esma Hanım öncelikle yeni çıkan kitabınızdan dolayı sizi kutlayarak sohbetimize başlayalım. Sizi tanımayan okurlarımız için sormak zorundayım. Esma Arslan kimdir, kendinizi okurlarımıza nasıl tanıtırsınız?

İşveren, yazar şair, blogcu, hayvan hakları aktivisti, sivil toplum kuruluşlarından bazılarının değişmez müdavimi, iki kız çocuğu annesi, bir erkek torunu anneannesi, 1975’den bu yana Hamburg’da yaşayan, Sorgun Karabalı Köyü doğumlu bir insanım. Öbür türlü hakkımda detaylı bilgi almak isteyenler blog sayfalarımı (https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/) ziyaret edip genel bir fikir edinebilirler. Öbür türlü insanın kendisini anlatması dünyanın en zor işlerinden birisidir diyorum.

İzne gidiyorsunuz Türkiye’ye, oralarda da Belediye Başkanları, Kaymakamlar, bu defa da Vali Bey ile görüşüyorsunuz. Biraz bu ziyaretinizden bahseder misiniz? Ne işiniz vardı Yozgat Valisi’yle?

Bunda şaşıracak ne var bilmiyorum. Kimsesiz sokak hayvanları sorunu sadece bireylerin sorunu değil ki. Her uygar ülkede olduğu gibi bizde de devletin resmi kurum ve kuruluşları işlevlerini aksatmadan yerine getiriyorlar. Bizi aşan sorunlar baş gösterdiğinde resmi merciilere başvurmaktan daha doğal ne olabilir. Şansımıza iyi çalışan, diyaloga açık, vatandaşla birlikte hareket edip sorunları çözmek isteyen bir idare anlayışımız var. Bundan karşılıklı neden yararlanmayalım? Nihayetinde kimsesiz hayvanların çıkarına bu tür ilişkiler, değerlendirmek gerekir. Keskin ve ucuz eleştirilerle kimse bir yere varamıyor. Sorun ortak ise eğer çözüm yolu da ortak hareket etmekten geçer.

Geçen yıl izin döneminde memlekette kendi gayretlerim ile 300’den fazla kimsesiz sokak hayvanlarına bakmam ulusal medyada geniş yer etmiş, hemen her günlük gazete bu uğraşılarıma övgüyle yer vermişti. Sayın valimiz de bir hemşeri olarak beni arayıp kutladı, yaptıklarımı takdir etti. Bir dahaki izinde kendilerini ziyaret etmemi tavsiye etti. Ben de bunu unutmayıp bu yıl izne gittiğimde kendilerine bir nezaket ziyeretinde bulundum.

İl Kurul Toplantısı ile ilgili haberinizi okuduk, bu konuya da kısaca değinir misiniz? Neden o toplantıya gittiniz bir Hamburglu olarak, ne konuştunuz?

Vali beyi ziyaretimde sayın Yozgat Valimiz Kadir Çakır Bey üçüncü dönem il kurulu toplantısından bahsetti. Bu toplantıya ilimizin üst düzey bürokratları, hemen her ilçenin kaymakamları ve belediye başkanlarının katılacağını, sorunlarımızı dile getirip daha iyi nasıl çözüm yolu bulabileceğimize dair görüş alış verişinde bulunabilineceğini, ben de kimseiz sokak hayvanları ile ilgili fikirlerimi diğer belediyelere de böylelikle duyurabileceğimi ifade ettiler.

Ben de Hamburglu göçmen ve Sorgunlu bir vatandaş olarak orada son günlerde tanık olunna ihlallere kısaca değindim. Sonra Sorgun Belediyesinin benim de danışmanlığını yaptığım başarılı örnek çalışmalarına değindim. Diğe belediyelerin yetersizliklerine dahası bu konuda hemen hiçbir faaliyetlerinin olmamasından yakındım. Diğer belediyelerimizin Yozgat Merkez ve Sorgun’daki gibi yöre halkı ile birlik ve beraberlik içerisinde iç içe çok daha iyi çalışabileceklerini önerdim.

Gelelim yeni kitabınıza. Bu kaçıncı kitap, yeni çalışmalar var mı?

Bu dördüncü yapıtım. Bu defa bir ara çalışma dediğim şiirlerimle okurumun karşısındayım. Sırada bir roman taslağı var, üzerinde çalışıyorum. Gelecek yılın baharına yetişir zannediyorum. Sürükleyici bir roman olacağını şimdiden söyleyebilirim. Hatta kısaca değinebilirim de. İlk birkaç bölümüne kişisel blog sayfalarımda yer vermiştim zaten. Avusturalya maceram da diyebilirim. Gözlemlerim, yaşadıklarım, yorumlarımdan oluşan bir potbori diyebilirim.

Şiir hakkındaki genel düşünceleriniz nelerdir?

Şiir duygudur benim için. Dahası duygular patlamasıdır. Öfke, hüzün, sevinç, mutluluk, keder, keyif, ve benzeri birçok duygusal ruhhallerimizin ustalıkla dışarıya yansıtılmasıdır da denilebilir. Sayısız tanımı var şiirin. Kendimi iyi şiir yazan olarak tanımlamasam da iyi bir şiir okuruyum diyebilirim. Onsuz hayat çekilmez. Can sıkıcıdır, eksikdir, tatsızdır. Hayatımızı en az romanlar, öyküler kadar güzelleştirip renklendirirler. Günlük hayatın yorgunluğunu, sıkıntısını, çekilmez anlarını birkaç satırla alır götürür, unutturur, anı daha yaşanılır hale getirirler. Şiir hakkında günlerce konuşulabilir, ciltler dolusu düşünceler yazılabilir. Ama bu kadarı yeter sanırım.

Kitabın tanıtımı ile ilgili bir etkinlik olacak mı?

İzinden geldiğimden beri rahatsızım. Aslında Bu ayın ilk haftasını basın mensupları ile yapacağım küçük bir tanıtım toplantısına ayırmıştım. Ertelemek zorunda kaldım. İlk fırsatta hem genel olarak basın ile, yıl bitmeden de Hamburglu okurlarımla her kitapta yaptığım gibi kapsamlı bir tanıtım etkinliği olacak. Bunu yer ve zamanını kamuoyu ile paylaşacağım.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir? Futbol taraftarı, basın derneği üyesi, hayvansever, işveren veya yazar olarak değinmek istediğiniz başka bir konu…

Hayır yok. Ama bir konu var değinmeden geçemeyeceğim. Yozgat’daki, Sorgun’daki faaliyetlerimi mümkün olduğu kadar blog sayfalarıma yansıtıyorum. Ayrıca aynı zamanda üyesi olduğum Basın Birliği üyesi gazeteci arkadaşlarıma ve meslektaşlarıma gönderiyorum. Bu defa koskoca İl Toplantısı olmuş. Hamburglu 22 yıllık bir işveren, yazar ve hayvansever biri olarak gidip sorunlarımızı konuşmuşum. Bunun kendilerince hiç mi haber değeri yok. Yer yer yurdun orasında burasında Hamburgluları zerre kadar ilgilendirmeyen konulara durduk zamanda yer veriyorlar ama böylesi hayati ve önemli bir konuyu görmezden gelmeleri anlaşılır gibi değil. Ben bana iltimas geçilsin diye demiyorum. Kendi mantık anlayışım gereği zaten ben basına haber değeri olmayacak yazı ve haber göndermiyorum. Çok şükür kendi blog sayfam var, Hamburg’un en fazla ziyaret edilen medya organlarından biri olduğumu biliyorum. Ama meslektaşlarımı da bu konuda ilgisiz ve görmezden gelme tavırlarına bir anlam veremiyorum. Objektif habercilik hoşunuza gitmese de, benimsemeseniz de, o fikirlere katılmasanız da kamuoyunu tarafsızca bilgilendirmektir.

Esma Hanım biz de FUTBOLEXPRESS ailesi olarak sizi bu zahmetli çalışmalarınız için kutluyor ve teşekkür ediyoruz.