Yerel Basın ile Okur Diyaloğu

Biz milletçe eleştirmeyi severiz ama nedense iş eleştirilme olunca orada dururuz, kendimiz eleştirilmeyi hiç mi hiç sevmeyiz

Hemen her konuda bu böyle olduğu gibi basın konusunda da farklı değil. Örnek vermem gerekirse herkesin bildiği gibi Hamburg da bir Basın Birliği’miz var. HTBB (Hamburg Türk Basın Birliği) isimli bu basın kuurluşumuzu ben de yeri geliyor eleştiriyorum. Ama bugün bir siz okurlarımla biraz zihin cimnastiği yapmak istiyorum. Benim gibi başkaları da bu kurumu eleştiriyorlar. Kendi kendime sordum bugün, iyi de bu okur ne yapıyor, HTBB’ni eleştirenler onun için ne yapıyorlar, ne gibi destekte bulunuyorlar, gelişmesi, güçlenmesi, dava verimli ve başarılı olması için nasıl davranıyorlar?

Ben bu kurum içerisinde yıllardır hem üyelik yaptım, hala yapıyorum hem de görevler aldım. Eleştirilerimi o yüzden adil ve hakkaniyet çerçevesi içerisinde, yerinde ve direk yaptım, yaparım. Bunda amacımın birilerini rencide etmek değil, daha çok iyileştirmek, düzeltmek, güçlendirmek için olduğunu dostlarım iyi bilirler. Şimdi genel eleştirileri düşündüğümde sormadan edemiyorum, neden bu insanlar kaygılarını dertlerini, sorunlarını oturup bir mesaj veya mektup halinde kuruma sunmuyorlar? Varsa bir şikayetleri, sorunları dürüstçe dile getirmiyorlar? Bence sorulması gereken sorular bunlar? Yazılsın ki bizler de bilelim, öğrenelim. Kendimizi değiştirelim, düzeltelim. Basın birliği kendince herkesin haberini yapar. Ama iyi ama kötü, az veya çok. En azından bu konuda basının dürüst ve samimi olduğu apaçık ortada.

Kimse kendisine sormuyor ama, biz sıradan okur olarak ne destek verdik bu güne kadar, basın birliğinin kalkınması için ne yaptık, maddi manevi ne gibi bir destek sunduk? HTBB Almanya çapında küçümsenmeyecek, kırk basın mensubu üyesi ile kendi meslek dalında ciddi, yerleşmiş ve oturmuş bir kurumdur. Gerek Alman devleti gerekse Türkiye tarafından da ciddiye alınıp muhatap olarak tescillenmiş, kabul gören saygın bir birliktir.

Hamburg’da hemen her işverenin, göçmenlerin, ilgilenen insanların haber, reklam, duyuru, kısaca basınla ilgili hangi konuları varsa kendi yayın organlarında yer veren bir organdır basın birliği. Her organ kendi içerisinde özgürdür, kimi habere ağırlık verir, kimi ilana veya reklama. Birliğe üye olan kuruluşlar kendi haberlerini kendileri, kendi yayın politikaları gereğince yaparlar. Hangi noktaya kimin ne kadar ağırlık vereceğini yine kendileri belirlerler.

Biz Hamburglular olark bugüne kadar ne yaptık? Sormadan edemedim. Hiçbir şey. Hatta hemen her fırsatta dedikodusu yapıldı, küçümsendiler. İşin ilginç yanı sağda solda hem dedikodu yapılıyor, basın organları veya mensupları yerden yere vuruluyor, hatta “yalaka yayın organı”, “yandaş medya” denildi, hem de gelin haberimi yapın, isteniliyor. Garip bir tezat, anlayan beri gelsin.

Bence olumlu düşünüp davranmakta fayda var. Biz maddi manevi ne kadar basınımıza destek verirsel o kadar büyürler, gelişirler, kaliteleri de artar, mesleki anlamda daha donanımlı ve oturmuş bir hale gelirler. Bence hep yıkmayalım bozmayalım, arada bir de olsa yapıcı olalım. Dürüstlük ve samimiyet kazandırır kaybettirmez.    

02.09.2019

Şair ve Yazar Esma Arslan